Boyun ve Daltonlar çetesi üyeleri hakim karşısında: Husumetlilerine benzettikleri kişileri kurşunladılar

İSTANBUL – İtalya’da tutuklu bulunan Barış Boyun’un da dahil olduğu 305 sanıklı çete davası, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki (Silivri) duruşma salonunda devam ediyor. İddianame kapsamında yer alan eylemlerin muhatapları olan sanıkların ifadelerine başvuruluyor. İlk duruşmanın 15’inci günü 61’inci eylemin ifadeleriyle başladı. 61’inci eylemde en dikkat çeken sanık olan Gizem Karamelek, duruşmaya Erzincan’daki cezaevinden SEGBİS ile katıldı. Daha sonra Barış Boyun ve Beratcan Gökdemir’in de doğrudan yer aldığı ya da emir verdiği belirtilerek silahlı çatışma olayları hakkında sanıklar suçlamaları reddedip tahliye ya da beraat talebinde bulundu.
‘SORMAZSAN BÖYLE 2 YIL CEZAEVİNDE YATARSIN’
İddianamedeki 65’inci eylemde Muhammet Eren Aktaş’ın 34 FFE 331 plakalı aracıyla seyir halindeyken kırmızı ışıkta durduğu sırada, yanlarına siyah renkli bir Skoda marka araç yaklaştı. Bu araçtaki şüpheli şahıslar, Aktaş’ın aracına birden fazla kez ateş etti. Saldırı sonucunda, araçta yolcu olarak bulunan Ömer Keşen, Cengizhan İrvan ve Kerem Erdem çeşitli yerlerinden yaralandı. Araç şoförü Muhammet Eren Aktaş ise saldırıdan yara almadan kurtuldu. Yaralanan kişiler tedavi için hastaneye kaldırıldı ve olay hakkında soruşturma başlatılmıştı.
Daltonlar suç örgütü lideri Beratcan Gökdemir’in talimatıyla kurşunlama eylemini yaptığı iddia edilen sanıkların ifadesi dinlendi. Sanıklar suçlamaları reddedip, beraat talebinde bulundu.
Duruşma savcısı ile sanık Kuzey Coştu arasında mahkemede ilginç bir diyalog yaşandı. Duruşma savcısı, “Kimse kimseye bir şey sormuyor, ‘gel’ diyor gidiyorsunuz, ‘git’ diyor gidiyorsunuz. Sormazsan böyle 2 yıl cezaevinde yatarsın. Garip değil mi bu niye sormuyorsunuz? Evde AK-47 yakalandı. Adam cezaevinden çıkmış, rezidansı nasıl kiralamış?” diye sordu. Sanık Kuzey Coştu ise “Bence garip değil sayın savcım, bizim yaşam tarzımız bu” cevabını verdi.
Sanıklar arasında bulunan Musa Yıldırım isimli kişinin Gültepe’de bir rezidansta evinde yapılan aramada evde çeşitli silahlar bulunmuştu. Ancak sanıklar evde silah olmadığını ve örgüte üye olmadıklarını savundu. Sanıklar, rezidansa yapılan baskında tutuklanmıştı. Bahse konu rezidans, iddianamede çetenin hücre evi olarak anılıyor.
HASTANEDE ÖLDÜRMEYE ÇALIŞTILAR
66’ncı eylemde Barış Boyun Silahlı Suç Örgütü’nün yöneticisi Beratcan Gökdemir ile Ömer Keşen arasında bir husumet olduğu ve bu husumetin sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarla daha da arttığı anlatılıyor. Beratcan Gökdemir, Ömer Keşen ve arkadaşlarını öldürmek için bir plan yaptı ve örgüt üyelerine talimat verdi. Örgüt üyeleri, 13 Mayıs 2023 tarihinde Ömer Keşen ve arkadaşlarının bulunduğu araca silahlı saldırıda bulundu. Saldırı sonucunda Ömer Keşen ve arkadaşlarının öldüğünü düşünen örgüt üyeleri kaçtı. Ancak, Keşen ve arkadaşlarının ölmediği bilgisi üzerine, Gökdemir’in talimatıyla Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne giderek Keşen’i öldürmeye çalıştı.
Örgüt üyeleri, hastanede Keşen’in ölmediğini öğrendi ve Suriyeli bir şahsı Serkan Kurt’a benzeterek onu öldürmek için silahlı saldırıda bulundu. Bu saldırıda, Muhammed Yemin Albab, Semih Albab ve Bilal Albab yaralandı. Sanıklar, birbirlerini tanımadıklarını, evin sahibini de ifadesinde söylemediklerini kaydetti.
İSTENEN CEZALAR
İddianamede, Barış Boyun’un “suç işlemek amacıyla silahlı suç örgütü kurmak ve yönetmek”, “silahla vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma sokacak şekilde yaralama”, “tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs”, “4 kişiye karşı kasten öldürme”, “birden fazla kişi tarafından silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme”, “suç örgütünün korkutucu gücünü kullanarak tehdit”, “mala zarar verme”, “suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak, örgüte yarar sağlamak amacıyla silahla, birden fazla kişiyle yağma ve yağmaya teşebbüs” ve “ateşli silahlar kanununa muhalefet” suçlarını işlediği savunuldu.
Barış Boyun’un bu suçlardan 4 kez müebbet hapis ve 165 yıl 10 aydan 349 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.



