CHP’den “Filstin’e Destek” Mitingi… Özgür Özel: “Netanyahu ile Kayıkçı Kavgası Yapıp Trump’tan Randevu Dilenenler, İsrail’in Yaptığı Zulme Engel…
(İSTANBUL) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Netanyahu’ya ‘savaş kahramanı’ diyen, ‘Gazze’yi boşaltacağım. Oralara oteller yapacağım, kumarhaneler yapacağım’ diyen ve esas niyeti Gazze’nin önündeki zengin hidrokarbon yataklarına çökmek olan Trump, İsrail’e yüz vermektedir, yol vermektedir. Bunu tespit etmeden, bunu cesaretle söylemeden Netanyahu ile kayıkçı kavgası yapıp Trump’tan randevu dilenenler İsrail’in yaptığı zulme engel olamazlar, Filistin‘in kardeşi olamazlar” dedi.
CHP, İsrail’in Gazze’deki saldırılarını protesto etmek ve Filistin halkına destek vermek içinn Eyüpsultan Meydana’nda düzenlediği “Filistin’e Destek” mitinginde vatandaşlara hitap etti. Özel, şunları söyledi:
“Peygamberimizin sancaktarı Eyüp Sultan Hazretleri’nin huzurundayız. Fetih duasının kabul edildiği topraklardayız. Semt-i Mukaddes’in, İstanbul’un kalbindeyiz. Bu sokaklar sabrı da bilir, zulme dayanmayı da bilir, şükretmeyi de bilir, direnmeyi de bilir. İçinde bulunduğumuz, Türkiye’nin içinde bulunduğu, partimizin içinde bulunduğu bu zorlu günlerde hepimizin gözünün, kulağının orada olduğu, Filistin’de olduğu; bir insanlık ayıbının, dramının, bir soykırımın yaşandığı Filistin’de, Gazze’de çarpan yürekler için bugün 56’ncı buluşmamızı, 56’ncı eylemimiz Eyüsultan’da, Filistin için yapıyoruz. Geçtiğimiz pazar günü, partimizin olağanüstü kongresi sırasında kürsüden bu toplantıya, bu eyleme, İsrail zulmüne karşı bu dayanışmaya sizleri Türk bayrakları ve Filistin bayraklarıyla davet ettiğimizde o sesi duyan, o davete icabet eden, bugün buraya koşan, biraz önce sizlere ayrı ayrı hitap eden Saadet Partisi’nin, DEVA Partisi’nin ve Demokrat Parti’nin Sayın Genel Başkanlarına, teşkilatlarına, üyelerine yürekten teşekkür ediyorum. Bugün burada olmasalar da dayanışmalarını ileten ve yürekleri burada olan İYİ Parti’nin, Gelecek Partisi’nin, Yeniden Refah Partisi’nin, Türkiye İşçi Partisi’nin değerli Genel Başkanlarını saygıyla selamlıyoruz. Gönüllerimiz bir, yüreklerimiz bir.
“Sumud insanlığın vicdanıdır, o filoyu koruyun”
Bugün buraya her hafta olduğu gibi koşup gelen siyasi partilere, sendikalara, derneklere ya da bu mücadeleyi bizimle birlikte vermek için koşup burayı dolduran bütün yüreklere minnettarım. Bugün burada mazlumların yanında durmaya geldik. Haksızlığa, katliama, soykırıma itiraz etmeye geldik. Bugün buraya, 710 gündür Gazze’de devlet eliyle yapılan bir soykırıma, buna yol verenlere, göz yumanlara itiraz etmeye, tarih önünde tarihin doğru tarafında olmaya, katliamın karşısında durmaya geldik. Çoğu çocuk ve kadın, 65 bin Filistinli’yi katlettiler. 165 bin yaralı var, gazi var. O günden bugüne 147’si çocuk, 420 Filistinli açlıktan öldü. Birleşmiş Milletler (BM) kıtlık ilan etti. Giden insani yardımlara engel olanlar, yardım dağıtım sıralarında uzaktan keskin nişancılarla evladı için un, yağ bekleyen annelere, babalara, gencecik evlatlara ateş açanlar var. Biz bu vicdansızlığa karşı buradan sesimizi yükseltmeye geldik. Onlarca gemiden oluşan gönüllülerin, aktivistlerin içinde olduğu Sumud Filosu Gazze’ye doğru ilerliyor. Dün akşam Girit açıklarında saldırıya uğradı. Buradan Erdoğan’a, buradan bu ülkeyi yöneten herkese sesleniyoruz: Sumud, insanlığın vicdanıdır. Sumud, hepimizin vicdanıdır. O filoya sahip çıkın. O filoya destek olun. O filoyu koruyun, ne olursa olsun.
“Sosyalist Enternasyonal’de en üst düzey gayreti göstermeye devam edeceğiz”
Son dönem dünyadan yükselen tepkiler var. İngiltere’nin, Fransa’nın, Kanada’nın, Avustralya’nın son dönemde Filistin’i tanımaları son derece önemli. 150’den fazla ülke, iki devletli çözümü savunmaya başladı. Bunun uluslararası alanda takipçisi olmak, bu çabaları yüreklendirmek ve Filistin için bunu en kararlı şekilde sürdürmek çok önemli. Görevde olduğum, ikinci başkanlığını üstlendiğim Sosyalist Enternasyonal’de, Avrupa’da Avrupa Birliği’ne (AB) üye ülkelerin, sol-sosyal demokrat partilerin oluşturduğu Avrupa Sosyalist Partisi’nin (PES) kongrelerinde, liderler toplantılarında bugüne kadar olduğu gibi, ekim ayı boyunca en üst düzeyde gayreti göstermeye, en doğru metinlerin ortaya çıkması, en katı yaptırımlar için mücadele vermeye devam edeceğiz. Filistinliler bizim kardeşimiz, onları yalnız bırakmayacağız.
“Netanyahu ile kayıkçı kavgası yapıp Trump’tan randevu dilenenler, İsrail’in yaptığı zulme engel olamazlar”
“Tüm genel başkanlar, ‘Filistin’e gidelim’ dedik. Erdoğan’dan tık yok”
İsrail ile ticaretin tamamen kaldırılmasını ve ağır yaptırımlar getirilmesini öngören Bogota Bildirgesi imzalandı. Bizimkiler bildirgeyi imzalamadan kaçtılar. Eleştirdik, TikTok’çu Hakan Fidan dedi ki ‘Özgür Özel, Yunan tezlerini savunuyor. Biz eğer Bogota Anlaşmsı’na imza atarsak Yunanistan ile deniz hukukunda geri düşeriz.’ Dedik ki ‘Kimi kandırıyorsun? Oraya bir şerh düşeceksin. Bu maddeye karşıyım, diyeceksin. Filistin’in arkasında duracaksın.’ Yukarıdan yukarıdan konuştular. Güya bizi iş bilmemekle suçladılar. Toplumun tepkisini görünce gittiler, tıpış tıpış anlaşmayı imzaladılar. Buradan açıkça söylüyorum: Meclis’i toplantıya çağırdık bütün muhalefet birlikte. Birlikte hareket ettik, dedik ki ‘Gelin bakalım. Hep birlikte İsrail’in karşısında Filistin’e sahip çıkalım.’ Önerilerde bulunduk, en önemlisi ‘Tüm genel başkanlar hep birlikte Filistin’e destek için gidelim, Filistin’e ziyarette bulunalım. Cesaret gösterelim. Kararlılık gösterelim’ dedik. Herkes kabul etti ama Erdoğan’dan yine tık yok.
“Erdoğan’ın konuşmasında Trump’a bir kelime eleştiri yok”
“Çok memnun kaldığın toplantıdan dakikalar sonra 30 Filistinli katlediliyorsa bu memnuniyet niyedir”
Dün, sekiz Müslüman ülkeyle Trump toplantı yaptı. Toplantı çıkışında Erdoğan’a sordular, ‘Çok memnun kaldım’ dedi. Daha bu sözün mürekkebi kurumadan Gazze’ye yeni saldırı başladı, 30 masum insan öldü. Ben buradan Erdoğan’a sesleniyorum: Çok memnun kaldığın toplantıdan dakikalar sonra 30 Filistinli katlediliyorsa, bu memnuniyet niyedir, orada alınan kararlar nedir? Trump’ın oyuncağı olmanın, o toplantıya ana gündem diye Trump dönüyor, İsrail askerlerinin, esirlerin geri getirilmesini söylüyor. Açlığı, kıtlığı, öldürülen Filistinli bebeleri değil de İsrailli esirleri konuşmaya gitmiş oraya. Olacak iş değil. Bir muhtaçlık ilişkisi içindeler. İç politikada Trump’ın desteğine muhtaçlık duyuyor. Kurduğu ilişkide ilke yok, prensip yok. Maalesef karşılıklı çıkar ilişkileri var. Buradan Erdoğan’a soruyorum: Elbette başaramayacaksın ama diyelim ki başardın, Trump’ın desteğini aldın, Türkiye’de iktidarını sürdürdün. Filistinli 65 bin canın gitmesine değer mi senin iktidarın? Olmaz olsun öyle iktidar.
“Trump’a jest yapmak için 150 milyon dolar vergiden vazgeçti”
Trump’tan randevu alabilmek için gizli gizli Trump’ın oğlunu İstanbul’da kabul etmeler, onunla Boeing uçakları üzerinden pazarlık yapmalar, onun üzerinden Amerika’da canlı yayında Boeing siparişi vermeye söz vermeleri… Bunlar inkar etti, Trump kabul etti. Hepimizin gözünün içine baka baka 50 milyar dolarlık siparişi randevu karşılığında verdiği yetmezmiş gibi dün akşam Trump’a jest olsun diye bir şey almadan, sırf masaya otururken Amerikan mallarından vergileri kaldırdı. Cevizden bademe, pirinçten alkole ve kömürden makyaj malzemesine, otomobile vergileri kaldırdı. Aynı gece Çin mallarına vergi getirdi. Trump’ı memnun etmek için hiçbir şey almadan masaya otururken Trump’a jest yapmak için 150 milyon dolar vergiden vazgeçti. Yoksulluğu milletin sırtına yükle, Trump’ın vergilerini sil. Emekliye zam yapma, asgari ücretliye zam yapma, Trump’ın vergilerini kaldır. ABD’nin menfaatlerine, Trump’ın hoşuna gidecek işlere, Türkiye’nin kaynaklarını çarçur etmekten geri durmayan Erdoğan’a açıkça şunu söylüyorum: Randevu için paramızı harcadığın yetmedi, ülkenin itibarını da harcıyorsun.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’na bu lafı söyleyecek adamın alnını karışlarım”
Erdoğan Filistin meselesinde, ‘Trump savaşı bitirecekti, henüz bitiremedi’ dedi diye Amerikan televizyonuna, Dışişleri Bakanı çıktı diyor ki kasıla kasıla, üstten üstten alay ederek ‘Bunlar böyledir. Konuşurlar, sonra da kapımıza dayanırlar. Erdoğan da bunlardan biri. Randevu için yalvarıyorlar. Beş dakika görüşmek, el sıkmak için yalvarıyorlar.’ Erdoğan bu ülkede cumhurbaşkanlığı makamını işgal ediyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’na bu lafı söyleyecek adamın alnını karışlarım ama maalesef bunlardan yine tık yok. Bakın, mevkidaşı; TikTokçu Hakan, ağzını açıp da bir kelime söylemedi Amerikan Dışişleri Bakanı’na. Kelli felli Ömer Çelik, çıktı televizyonlar karşısına, Amerikan Dışişleri Bakanı’na konuşacağına bu durumu eleştiren muhalefet milletvekillerine laf yetiştirmeye çalıştı. Ey Ömer Çelik; bulunduğunuz görevler gelir, geçer ama Amerikan Dışişleri Bakanı, Türkiye Cumhurbaşkanı’na, ‘Bizden randevu dileniyorlar’ diyecek ve sen susacaksın. Yazıklar olsun.
“Trump’a, ‘Netanyahu savaş suçlusudur’ de seni Esanboğa’da karşılayacağım”
Erdoğan’a Eyüpsultan Meydanı’ndan son çağrımdır: Sana, ‘Aptal olma’ diye mektup yazdı, sustun, yuttun. ‘Ekonominizi mahvederim’ diye tehdit etti, duymadın, sustun, yuttun. ‘Rahip Brunson’u ver’ dedi. Sen, ‘Bizim papazı vermeden bu can bu bedende durdukça o rahip gitmeyecek’ dedin. Rahibi söktü, aldı. Oval Ofis’te yanına kattı. Sana oradan alaycı gülüşlerle ‘Akıllı adam, rahibimi istedim, hemen yolladı’ dedi. Bunların hepsinde sustun. Şimdi yarın Trump’un karşısındasın. Trump’ın karşısına geç ve de ki ‘Ey Trump, Netanyahu senin dediğin gibi bir savaş kahramanı değil, savaş suçlusudur. İnsanlık suçu işliyor. Amerikadakilerin eline, Filistinli masumların kanı bulaşıyor. ‘Gazze’yi boşaltacağım’ sözünü kabul etmiyorum. Katliamın da karşısındayım tehcirin de karşısındayım. Dışişleri Bakanın ayağını denk alsın. O kim oluyor da öyle konuşuyor’ de. Bunları diyebilirsen Amerika dönüşü Esenboğa’da, Ana Muhalefet Lideri olarak seni karşılayacağım, seni tebrik edeceğim.”
(Sürecek)



